Bitcoin ve ether, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden artmasına rağmen perşembe günü görece sakin seyretti. CoinDesk'in aktardığına göre Bitcoin 62.009 dolardan işlem görerek son 24 saatte yüzde 1,2 düştü, ancak haftalık bazda yüzde 1,6 artıda kaldı. Ether de günlük yüzde 1,2 gerilerken 1.730 dolarda seyretti ve yedi günlük performansında yüzde 5,7 yükseliş kaydetti.
Bu tablo, piyasanın jeopolitik şoklara verdiği tepkinin değişip değişmediği açısından önemli. Kaynak metne göre yatırımcılar Orta Doğu riskini artık yalnızca kriptoya özgü bir olay gibi değil, faiz beklentileri üzerinden okunan daha geniş bir makro gelişme gibi fiyatlıyor. Bitcoin'in ham petrol veya altın yerine kısa vadeli ABD tahvil faizleriyle daha yakından izlenmesi de bu değerlendirmeyi destekleyen ana unsur olarak öne çıkıyor.
Geleneksel piyasalarda hareket daha belirgindi. Brent petrol yüzde 1 artışla varil başına 78,80 dolara çıktı ve yükselişini üçüncü güne taşıdı. Altın ise yaklaşık 4.060 dolar seviyesinde dördüncü gün üst üste düşüş yaşadı. Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda devlet tahvillerindeki satışlar sürerken, iki yıllık ABD tahvil getirileri 2026 zirvesine yaklaştı.
Gerilimin enflasyon endişelerini yeniden canlandırdığı ve faiz beklentilerini öne çektiği belirtiliyor. Para piyasaları, Fed'in bir sonraki faiz artışı beklentisini aralıktan ekime çekti. CoinDesk'e göre daha yüksek faiz beklentisi, getiri sağlamayan altının cazibesini azaltırken Bitcoin tarafında geçmişte görülen daha sert tepkilerin bu kez sınırlı kalması dikkat çekti.
Kripto piyasasında diğer büyük varlıklar karışık seyretti. Solana 77,25 dolara gerileyerek günlük yüzde 1,8 ve haftalık yüzde 1,7 kayıp yaşadı. XRP yüzde 0,7 düşüşle 1,09 dolara indi; TRON haftalık bazda yüzde 4 yükseldi, Hyperliquid'in HYPE tokenı ise günlük düşüşe rağmen haftalık yüzde 5,9 kazanç sağladı.
Piyasa katılımcıları Bitcoin için 60.000 dolar seviyesini kritik eşik olarak izliyor. Kaynak metne göre bu seviyenin korunması, altından Bitcoin'e doğru bir rotasyon ve Bitcoin'in faizlere duyarlı bir varlık olarak yeniden fiyatlanması fikrini güçlendirebilir; keskin bir kırılma ise son dönemdeki sakinliğin kalıcı bir değişimden çok geçici piyasa koşullarından kaynaklandığına işaret edebilir.