Avrupa Birliği’nin Kripto Varlık Piyasaları düzenlemesi MiCA tamamen yürürlüğe girdi. Böylece 27 üyeli blokta müşterilere hizmet veren kripto şirketlerinin MiCA lisansı taşıması veya faaliyetlerini durdurması gerekiyor.
Yeni dönem, Avrupa’daki kullanıcıların hangi platformlardan hizmet alabileceğini ve şirketlerin pazarda kalma koşullarını doğrudan etkiliyor. Sektör temsilcileri ortak bir AB çerçevesinin hukuki netlik, şeffaflık ve tüketici koruması sağlayabileceğini kabul ederken düzenlemenin adil bir rekabet ortamı oluşturup oluşturmadığı konusunda ayrışıyor.
Malta merkezli hukukçu Joseph Borg, Avrupa’daki yaklaşık 3 bin kayıtlı kripto varlık hizmet sağlayıcısının MiCA kapsamında 300-400 lisanslı şirkete kadar gerileyebileceğini tahmin ediyor. Borg’a göre teknik standartlar ve denetim beklentileri, geniş hukuk ve uyum ekiplerini karşılayabilen büyük şirketlere avantaj sağlayabilir.
Fransız düzenleyiciden MiCA lisansı alan SwissBorg’un ortaklıklardan sorumlu yöneticisi Alex Fazel ise lisansın şirket büyüklüğünden çok yönetişim, operasyon ve uyum süreçlerinin şeffaf biçimde belgelenmesine dayandığını savunuyor. Bununla birlikte Fazel de lisans alma ve lisansı koruma maliyetlerinin sermayesi sınırlı girişimleri zorlayabileceğini kabul ediyor.
Bir diğer tartışma, AB dışındaki lisanssız platformlara kuralların nasıl uygulanacağı üzerinde yoğunlaşıyor. ESMA, MiCA yetkisi olmadan AB müşterilerine hizmet sunmanın Birlik hukukunu ihlal ettiğini belirtirken coğrafi erişim engelleri gibi önlemleri destekliyor. Lisanslı şirketler ise denetimin offshore platformlara da etkili biçimde uygulanmaması halinde eşit rekabet koşullarının oluşmayacağı görüşünde.