ABD Hazine tahvili getirilerinin yeniden yükselmesi, Bitcoin ve hisse senetleri gibi riskli varlıklar için önemli bir makro başlık haline geldi. CoinDesk’in Crypto Daybook bülteninde, riskten arındırılmış getiri olarak görülen tahvil faizlerinin yükseldiği dönemlerde sermayenin hisse senetleri ve diğer varlıklarla daha doğrudan rekabet ettiği vurgulandı.
Bu gelişme yatırımcılar için önemli çünkü yüksek tahvil getirileri, riskli varlıkların fiyatlarını gerekçelendirmesini zorlaştırabilir. Fidelity Investments küresel makro direktörü Jurrien Timmer’ın dikkat çektiği tarihsel çerçeveye göre, 1960’lardan 1990’ların ortasına kadar yükselen getiriler devlet tahvillerini hisse senetlerine karşı daha cazip bir alternatif haline getirdi.
CoinDesk, bu dinamiğin 1987’deki Kara Pazartesi çöküşüyle birlikte daha net görüldüğünü hatırlattı. 19 Ekim 1987’de Dow Jones Industrial Average tek günde 508,32 puan, yani yüzde 22,6 düşmüş ve bu hareket hâlâ endeksin en büyük günlük yüzdesel kaybı olarak kayıtlarda kalmıştı.
Bugünkü bağlamda dikkat çeken nokta, getirilerin 2020’deki Covid piyasa çöküşünden bu yana genel olarak yükselme eğiliminde olması. Habere göre 30 yıllık ABD tahvil getirisi 2007’den bu yana en yüksek seviyelerine yakın seyrediyor; çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE verisinin beklentileri aşması halinde, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutacağı yönündeki beklentiler güçlenebilir.
Bu çerçevede hisse senetleri daha güçlü kâr ve nakit akışı beklentileriyle, Bitcoin ise farklı bir değerleme tartışmasıyla karşı karşıya. CoinDesk, Bitcoin’in şirketler gibi kâr veya nakit akışı üretmediğini; değer anlatısının daha çok dijital altın algısı ve itibari para değer kaybına karşı korunma fikrine dayandığını belirtiyor. Bu nedenle yükselen güvenli getiri ortamı, Bitcoin için de yalnızca teknik değil, temel bir rekabet unsuru oluşturuyor.